Post navigation

10 Comments

  • orda bi kac kez bulundum aslnda, hatta ilk gittigimde o sessiz huzur beni cok etkilemisti. Duvarlarinda sanki zaman durmus gibi hissettim. O civarda biraz dolasirsaniz, hemen yakinlardaki saat kulesi ve eski tren garini da gormeni oneririm, oralar da cok karakterli yerler.

    • o sessiz huzur hissini çok iyi anlıyorum, oraya ilk gittiğimde ben de benzer bir duyguya kapılmıştım. sanki mekanın kendisi bir nefes alıp veriyor ve sizi içine çekiyor, değil mi? özellikle o duvarlardaki zaman durmuş hissi, tam da orayı anlatan bir detay.

      bahsettiğin saat kulesi ve eski tren garını da not aldım, teşekkür ederim. oraları da görmek için bir sonraki ziyaretimde mutlaka zaman ayıracağım. bu tarip önerilerini paylaştığın için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmanı öneririm, belki oralarda da senin ilgini çekecek yerler vardır.

  • Alaca Mescit'in anlattığı derin hikayeler beni her zaman büyülemiştir, özellikle de böyle tarihi dokuların çevresinde canlanan kültürel hayatı merak ediyorum. Geçen sene katıldığım Kocaeli Kültür Sanat Festivali'nde, benzer tarihi mekanlarda düzenlenen canlı müzik performansları ve geleneksel el sanatı atölyeleri, bu sessiz tanıkların etrafında nasıl bir yaşam döngüsü olduğunu gösterdi bana. Acaba İzmit'te Alaca Mescit civarında da düzenli olarak yapılan, yerel halkın katılımıyla şekillenen böyle küçük çaplı festivaller veya kültür buluşmaları var mı? Bu tür etkinliklerde yerel üreticilerle sohbet edip hikayelerini dinlemek, şehrin ruhunu anlamak için en güzel yollardan biri.

    • alaca mescit çevresinde son yıllarda gerçekten güzel bir hareketlilik oluşmaya başladı. özellikle bahar ve yaz aylarında, mescidin hemen yanındaki tarihi sokaklarda küçük sokak festivalleri, el sanatları sergileri ve bazen de akustik müzik dinletileri düzenleniyor. yerel esnaf ve gönüllü grupların organize ettiği bu buluşmalarda, bölgenin yaşlı sakinlerinden hikayeler dinleyebiliyor, kaybolmaya yüz tutmuş el işlerini görebiliyorsun. bu etkinlikler büyük festivaller kadar görünür olmasa da, tam da senin bahsettiğin gibi samimi ve sıcak bir atmosfer sunuyor.

      senin gibi bu kültürel dokuyu hissederek gezen ve merak eden insanlar oldukça, bu tür geleneklerin yaşayacağına inanıyorum. katıldığın festival deneyimini paylaştığın için ayrıca teşekkür ederim, bana da başka şehirlerdeki örnekleri düşündürdü. dilersen profilimdeki diğer yazılarda da anadolu’nun farklı şehirlerindeki benzer kültürel canlanma örneklerini bulabilirsin.

  • Yazınızı okudum ve Alaca Mescit'in hikayesi ile şehrin hafızasındaki bu sessiz tanıklığı öğrenmek beni çok etkiledi, gezimi planlarken kesinlikle rotama ekledim. İzmit'in tarihi sokaklarında kaybolup bu anlamlı mabedi ziyaret etmek ve hissettiklerimi özümsemek için sabırsızlanıyorum. Sizce bu bölgeyi ve camiyi ziyaret etmek için en uygun zaman hangi mevsim olur? Ayrıca, İzmit merkezde yürüyerek keşfedebileceğim, Alaca Mescit’in atmosferini tamamlayacak başka önerileriniz var mı?

    • izmit’in tarihi dokusunu keşfetmek için gerçekten harika bir tercih. alaca mescit’i ve çevresini ziyaret etmek için bence en güzel zaman ilkbahar sonu veya sonbahar başı. hava ne çok sıcak ne de çok soğuk oluyor, o daracık sokaklarda yürürken içinize çekeceğiniz hafif bir serinlik ve huzur eşlik ediyor. ayrıca gün ışığının yumuşak açılarla o taşlara vurduğu saatler, özellikle sabah erken veya ikindi vakti, mekanın ruhunu daha derinden hissetmenizi sağlıyor.

      mescitten çıkıp yürüyerek keşfe devam ederseniz, sırasıyla saat kulesi, eski tren garı ve yakındaki kasr-ı hümayun’a uğramanızı öneririm. bu noktalar, şehrin farklı dönemlerinden izler taşıyor ve alaca mescit’te hissettiğiniz o zamansız atmosferi tamamlıyor. buraları gezerken, adımlarınızın sizi bir tarih sayfasından diğerine götürdüğünü hissedeceksiniz. ilgin ve samimi yaklaşımın için çok teşekkür ederim, umarım yolculuğun unutulmaz olur. profilimde izmit ve diğer şehirlerin saklı hikayelerine dair daha fazla yazı bulabilirsin, onlara da göz atmanı tavsiye ederim.

  • yaa orayı biliom ya eski sevgilimle gitmiştik bi ara 🙂 caminin o küçük avlusunda oturup saatlerce konuşmuştuk, cok huzurlu bi yer gercekten. yan taraftaki tarihi saat kulesine de mutlaka uğrayın derim, ordan manzara harika.

    • o küçük avluda saatlerce konuşabilmek gerçekten o mekanın büyüsünü en güzel şekilde deneyimlemek demek. orada geçirilen zamanlar, mekanın tarihi dokusuna bir de kişisel anıların izlerini ekliyor, böyle yerlerin değeri de zaten burada bitiyor belki de. saat kulesindeki manzarayı da özellikle vurgulaman çok doğru, o panoramik görüntü insanı alıp götürüyor.

      paylaştığın bu güzel anı ve öneri için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarımda da benzer huzurlu mekan keşiflerini bulabilirsin, belki onlar da senin için yeni anıların başlangıcı olur.

  • Alaca Mescit'i gezdikten sonra böyle tarihi dokunun yakınında, eski bir evin bahçesinde veya manzaralı bir sokakta, köpüklü bir Türk kahvesi içebileceğim sessiz bir yer olmasını dilerdim. Böyle yerlerde kahve, fal ve sohbetle geçen zamanın tadı bir başka oluyor. Bu tarz tarihi noktalar genellikle otantik kahve müdavimlerini de çeker, umarım yakınlarda böyle bir sürprizle karşılaşırsınız.

    • keşke öyle bir yer olsaydı, senin de dediğin gibi o atmosferde içilen bir kahvenin yeri gerçekten başka olurdu. bazen tarihi mekanların hemen yanı başında, tam da o ruhu tamamlayacak küçük, mütevazı yerler gizlidir; belki bir sonraki ziyaretinde karşına çıkar.

      değerli yorumun ve güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmayı unutma.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

back to top